27 Aralık 2012 Perşembe

SENİ GÖMMEM İMKANSIZ


Yine dizüstü edebiyat serisiyle tanıdığımız bir yazar samihazinses. Bu kitap ise nemesis yayınlarından edebiy@t serisi altında yayınlanmış. pucca da dizüstü edebiyatla sorunlar yaşamıştı fakat samihazinses hiç kulağıma çalınmamıştı .
Seride ilk üç arasına çok rahat koyabilirim piç güveysinden halliceyi.Bu kitabı alırkende yine aynı bekl Centi içerisine girdim fakat bende biraz hayal kırıklığı oldu.
Samet ve Cansu adında uzun yıllardır birlikte olan bir çiftin ayrılığına Samet'in gözünden bakıyoruz.İdeal erkek profili çizen Samet Cansu tarafından evlenmeyi planladığı bir anda terk edilir ve bunalımla sapıtmanın arasında gidip gelir.Aslında ayrılığa birde erkeğin gözünden bakmak oldukça keyifli fakat benim gözümde pek inandırıcı olmadı maalesef.Bunun sebebi Samet'in ayrılıktan sonra kadınlar gibi acı çekmesi değil (ki acısınıda çekiyor sefasınıda sürüyor) tam tersi ilk sayfalarda çizdiği profil.Çok fazla detay vermek istemiyorum fakat birlikte olduğu kadına karşı silik bir bir duruşu var ve bu bana çok samimi gelmedi.Olası bir durum tabiki ama çok kurgu duruyor.
Bunun dışında ise kitabın dili beni bu sefer rahatsız etti.Bu seri adı altında çıkan kitapların yüzde doksanı küfür içerikli ama bundaki diyaloglar çok yapay olmuş.Sonuçta edebi eserler değil bunlar.Sokak diliyle yazıldıkları için arada edilen küfürler eğreti durmuyor hatta bazen tamda durumu açıklayacak kelimeler olabiliyor ama bundaki diyaloglar sürekli karşılıklı küfürleşme şeklinde.Samet mimar naif bir adam hatta ideal erkek falan fakat bu kadar seri küfürleşebilmesi oldukça antipatik.kitabın en yapay yerleride bu diyaloglar ztn.Sürekli sen bana koy ben sana koyayım şeklinde bir arkadaş diyaloğunun hiçbir erkek arkadaş arasında yaşandığını sanmıyorum.

Kitabın geneliyle alakalı gözlemim bu şekilde.2.kitap için bende hayal kırıklığı yarattı.Okurken eğlendim denemez ama dediğim gibi ayrılığa erkek gözünden bakmak hoş oldu.Okunmazsada hiçbirşey kaybedilmiş sayılmaz.
160 sayfalık bir kitap.keyifle okunduğunda bir günde biter fakat ben başka kitaba başlayabilmek için biraz zorlama olarak 2 günde bitirdim.

24 Aralık 2012 Pazartesi

ALLAH BENİ BOYLE YARATMİS

ALLAH BENİ BÖYLE YARATMIŞ


Yazmaya başlamak için en uygun kitap değil belki çünkü kitaplarla veya sosyal medyayla aşina olan hemen herkes pucca'yı mutlaka duymuştur. allah beni böyle yaratmış serinin 3.kitabı.Bu kitap bizi puccanın üniversite yıllarına götürüyor.İlk 2 kitap uğruna blog açıp onu tanımamızı sağlayan sevgilisinden sonraki hayatıyla ilgiliydi. Açıkçası ben 3.kitapta cerilevis olarak tanıdığımız Ömür Özdemir'le olan ilişkisinden bahsedeceği gibi bir beklentiye girmiştim fakat o bizi aklımızda soru işareti olarak kalan nam-ı değer Ankaralı'ya götürdü.

Pucca'nın kitaplarının edebi bir değeri olduğunu düşünmüyorum,kendisininde öyle bir amacı olduğunu sanmıyorum fakat o kadar eğlenceli bir kalemi var ki insan gerçek hayatta nasıl acaba bu kız diye düşünüyor.

Kitabın içinde anlatılanlar bildiğimiz kadarıyla onun gerçek hayatı ve bu kitapta diğer iki kitaptaki kızdan eser yok gerçekten.Bugün kaleme alınmış olmasının esintilerini seziyoruz fakat Erik ve Cerilevis ile olan ilişkisinden çok çok farklı o dönemlerdeki Pucca...Yine tuttuğunu koparan kişiliğini görüyoruz ama ilişkisinde yada öncesindeki duruşu çok farklı.Beni en çok şaşırtan ise şiddet görmesi oldu.Belki geçmişinde annesiyle ve üvey babasıyla yaşadıkları yüzünden tölere edebildi bilmiyorum ama ilişkiler adına çıkarımda bulunulacak pek çok durumla karşı karşıya geldiğini görebiliyoruz.Kendi adıma çocukluğunda yaşadıklarının da bugün bu kadar başarılı olabilmesinde katkısı olduğunu düşünüyorum.Ancak yinede okurken en çok o bölümlerden etkileniyorum.Kitabı bambaşka bir yere taşıyor.Sadece 2 sayfalık bir bölümde çocukluğuna dönüyorsunuz ancak bir 10 dk düşünmeye itiyor insanı .Tabi ki kitabın çok az bir bölümünde bu var fakat genelinde de diğer kitaplarından daha az eğlence olduğunu düşünüyorum ben.

Eline alan herkesin keyifle okuyacağını düşünüyorum.Bu arada kitap 339 sayfa ama ben 2 günde bitirdim.Umarım bir sonraki kitabı mutlu sonla biter ve umarım kitabın filmide kendisi kadar başarılı olur.Arka kapağa gelince;

Sanal âlemin en bilinen isimlerinden PuCCa, hikâyelerine kaldığı yerden devam ediyor. İlk kitabı "Küçük Aptalın Büyük Dünyası" ile bol bol güldüren, ikinci kitabı "Ve Geri Kalan Her Şey" ile yer yer hüzünlendiren PuCCa, serinin üçüncü kitabı "Allah Beni Böyle Yaratmış"ta "Ayaklarına kadar uzanan simsiyah montu ile Kenan İmirzalıoğlunun içerisine bisiklet pompasıyla hava basmışlar gibi duruyordu" diye tanımladığı, şimdiye kadar hiç yazmadığı Ankaralıyla ilişkisini ve üniversite hayatını anlatıyor...

"Yediğini, içtiğini, gezdiğini gördüğünü değil, bize başına neler geldiğini söyle" dedirten tek yazar olma özelliğini kimselere kaptırmayan PuCCa, bu kez de ilk paragraftan itibaren onu neden bu kadar sevip merak ettiğimizi bize yeniden kanıtlıyor.

Bu arada, bizden duymuş olmayın ama, yine çok güleceğiz!